Eminem - Revival (Albüm İncelemesi)

Share:


4 yıl aradan sonra pek mutlu etmese de yine bir Eminem albümü ile heyecanlandık. İleri de bir gün Eminem'in şu an ki yaşından daha yaşlı olduğum zamanlarda bile eski albümlerini açıp dinlemeye devam edeceğim sanırım.. Koca bir nesil Slim Shady ile büyüdük ve aynı nesil onun belki de son defa düşüşüne şahit oluyoruz. Bunu söylememin nedeni Eminem'in artık yavaş yavaş havasını kaybetmesi ve günümüz müziğinin çok gerisinde kalması. Artık ondan yenilikçi şeyler beklemek çok yanlış olur gibi gelmeye başladı.

Aslında o da yeni arayışlar içerisinde, sadece bunu tarzını sorgulamadan yapıyor. Günümüz rapperlarını inceliyor ve bunda kesinlikle bir sakınca yok. Fakat incelediği tarzlar onunla zerre alakası olmayan Trap/Rap gibi basit türler. Halbuki tarzını tamamiyle modernleştirirken çokta ileri gitmesine gerek yok. Kendisinin en iyi albümünü yani "The Marshall Mathers LP"yi model alarak başlayabilir. O zaman ki flow tekniğini geri getirmekle başlayabilir. Bunlarla birlikte tabi ki prodüktör seçimide çok önemli. Ancak Em bu konuda kesinlikle en kötü seçimleri yapan rapper. Onu ne kadar en başta Alchemist ve DJ Premier prodüksiyonları üzerinde görmek istersek, bir o kadar Alex da Kid ile çalışmaya devam ediyor. Bu inadını sürdürdüğü sürece Eminem'den elle tutulur bir şey beklemek imkansız.

Albüme bi' göz ucuyla baktığımda albümün inşasından, kullanılan materyallerin kalitesinden, pazarlama tekniğine kadar yaptığı her şey baştan savma. Şarkı listesinde 6 adet pop şarkıcısı var. Eminem albümü olduğunu bilmesem herhangi bir pop sanatçısının albümü sanardım. 1 tane de rapçi var o da zaten Phresher.. Eminem'in daha önce de özen göstermediği albümleri oldu ama bu kez ayrı bir özen göstermemiş.. Zaten Revival tam olarak Eminem albümü bile değil. Yarı Skylar Grey albümü. Nakaratında eşlik ettiği parça haricinde çoğu şarkının söz yazarında veya prodüktör koltuğunda adı geçiyor. Gerçekten artık can sıkıcı olmaya başladı..

Bu albüm aslında bir serinin son halkası, yani öyle umuyorum. Relapse, Recovery ve Revival onun kişisel bunalımlarını, inişlerini-çıkışlarını anlattığı albümler. Diğer bir ortak noktaları ise kalite olarak Eminem'in en düşük albümleri olmaları..



1. Walk On Water ft. Beyonce
Prodüktör: Rick Rubin & Skylar Grey

Eminem'in, "Recovey"den bu yana sürdürdüğü pop/rap tarzı aradan yıllar geçmesine rağmen Revival'da da devam ediyor. Hiçbir zaman bu tarz müziği ona yakıştıramasam da malesef o bunu benimsemiş artık. Pop yapması için bir neden de göremiyorum aslında. Belki yakın zamana kadar tutuyordu bu tarz parçalar ama artık pek tuttuğunu da düşünmüyorum. Eminem sanırım kendini böyle beğeniyor. Başka bir açıklaması yok.

Parça'nın içeriğine gözatacak olursak, 4-5 yıl önce Sia ile yaptığı bir diğer "pop/rap" parçası "Guts Over Fear" ile neredeyse aynı. Buradan bile Eminem'in artık -üretemediğini- anlayabilirsiniz. Zaten bunu kendi de belirtiyor. Ama ben bunda duygusal bir şey göremiyorum. Neden sürekli hiçbir şey üretemediğini anlatan ağlamalı pop şarkıları yaparsın ? Ve bu bana neden duygusal gelsin ? Eskiden içini döktüğü parçalar daha samimi ve daha sertti. When I'm Gone, No Apologies, Beautiful gibi. Aslında bu albümde de güzel örenekler var. Ama bu parça değil..

Puanım: 6.5/10


2. Believe
Prodüktör: Mr. Porter & Luis Resto

Açılış parçasındaki içeriğin devam ettiği Believe'de sıra. Em bu kez daha içten. Çünkü bu kez içini hayranlarına döküyor.
Bu sebeple sözleri daha güçlü geldi bana. Verdiği mesaj gayet açık. Beğenilmediginin farkında olmak bir sanatçı için çok zor bir durumdur. Em bu durumu yaşıyor ve normal olarak hayranlarını kaybetmekten korkuyor. Bu şarkının arkasındaki psikolojinin bu olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bunu icra ediş tarzı hala kendi seviyesinin altında olsa da en azından bir önce ki parçadan daha sert. Böyle bir konuyu işleyecekse öncekine göre daha çok bu tarz bir şey olmalı bence. Yine de şarkı hakkında söyleyebileceğim olumlu şeyler hep belirli seviyede. Mr. Porter'ın Trap prodüksiyonu kalitesiz değil ama biraz vasat. Ayrıca Eminem'in akıp gidebileceği bir zemin değil.

Eminem'in durgun flowu ve prodüksiyonun hafifliği dinlenilebilirliği düşürmüş. Kendini tamamen hayranlarına açması ve hiç kötü satırın bulunmaması ise parçanın en olumlu tarafı.

Puanım: 7.5/10


3. Chloraseptic ft. Phresher
Prodüktör: Mr. Porter

Bir önce ki parça da pek takılmadım ama ben Trap ile Eminem'i en az pop/rap ile yakıştıramadığım kadar yakıştıramıyorum..
Ve arada ilişkilendirebileceğim bir şey de yok. Eminem'in en uzak durması gereken tarzların tam üzerine gitmesi bir Eminem hayranı olarak benim için kanser sebebi.. Ayrıca trap/rap'in de artık modasının geçtiğini düşünüyorum. Günümüz müziğinde 4 yıl önce ki tarzların bile bugün esamesi okunmuyor. Kaldı ki böyle basit tarzların kalıcı olması çok zor.

Konu bununla sınırlı da değil. Albümdeki konuklar arasındaki tek rapçi Phresher. Kafanızda Eminem'i bu piyasadaki herkesle yan yana getirebilirsiniz ama Phresher, Em'in düşebileceği son nokta..

Şarkıyı incelediğimde trap beat'i gayet sert bulsam da Eminem'e gerçekten çok uzak. Baştan sona zorlama flowların sebebi de bu zaten. Remix versiyonda bir çok eklemelerle Eminem'e daha uygun hale getirilmiş olsa da burada değil. Ayrıca lirikal anlamda da pek iyi değil.

Eminem yeniliği yanlış tarzlarda arıyor. Ortada inceleyebileceği çok güzel örnekler varken o çoktan yok olması gereken tarzlarda arıyor kendini. Umarım bir daha trap denemesi yapmaz..

Puanım: 6.5/10


4. Untouchable
Prodüktör: 1. kısım Mr. Porter / 2. kısım Emile Haynie

Revival'ın en önemli parçalarından birine geldik. Aynı zamanda hem teknik hem de içerik yönünden en çok tartışma yaratan şarkısı. Eminem'in BET Chyper'da anlattıklarını herkes biliyordur. Direkt olarak Donald Trump'ı ve onun iç ve dış politikasına çok sert sözlerle saldırmıştı. Bu kez tarih boyunca Afro-Amerikan vatantaşlara yapılan ayrımcılığın devam ettiği Amerika'yı hedef alıyor. Böyle bir konu tek taraflılığı kaldırmaz o yüzden daha genele vurup konuya iki ayrı kişinin perspektifinden bakması şarkının en iyi özelliği.

İlk bölümde klasik hip-hop beat'i üzerinde polisin siyahlara karşı olan sert uygulamalarını beyaz bir polis gözünden alaycı bir üslupla anlatıyor. Bu bölümde "birbirimizin gözünden bakmadıkça asla birbirimizi anlayamayacağız" vurgusu yapıyor. Şarkının genelinde de vermek istediği mesaj bu. Hemen ardından daha sakin bir prodüksiyon üzerinde beyaz polis kimliğini ve alaycı üslubunu bırakıp, siyah bir vatandaşın gözlüğünden ABD'deki yaşamın zorluklarını anlattığı ikinci kısma geçiyor. Bu kısımda söyledileri gerçekten herkesin cesaret edebileceği türden değil. Hatta sonlara doğru harbiden ileri gitmiş. Burada eleştirilen Trump değil, başta da belirttiğim gibi Amerika'nın ta kendisi. İkinci kısım çok sağlam.

Şimdiye kadar şarkının yaratıcı bulduğum sağlam konseptinden ve içerikten söz ettim. Buraya kadar her şey güzel olsa da bunun dışında kalanlar için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Mr. Porter'ın hazırladığı produksiyon biraz eksik ve Eminem'in sesiyle uyuşmuyor. Eski Shady tarzıyla alakası yok burada. Nakaratta akılda kalıcı olsa da çok yumuşak. Emile Haynie'in hazırladığı ikinci beat biraz daha iyi ama yine eksik. Tamamlanmamış hissi veriyor. Keşke böyle bir konsept için daha iyi prodüktörler ile çalışsaydı. Örneğin Scram Jones bu parçaya daha uygun bir isimdi bence. Prodüksiyonun başarısızlığı bir kenara Eminem'i de flow konusunda çok başarısız buldum. Sözler sağlam olsa da flowu çok kasıntı ve düzensiz. Albümün genelinde olduğu gibi..

Şarkının içeriği gerçekten çok cesur. Bunu destekliyorum zaten. Sorunum bunu sunuş şekliyle. Eminem'in artık daha iyi prodüktörler ile çalışması gerektiği bu şarkıda da karşımıza çıkıyor.

Puanım: 7.5/10


5. River ft. Ed Sheeran
Prodüktör: Emile Haynie

Albümdeki en tartışmalı şarkıdan sonu kürtaj ile biten en garip parçaya geçiyoruz. Şarkıda bizim oğlan(Eminem) bir kadın tarafından kullanıldığını öğreniyor ve bu berbat ilişki üçgeninden tam kurtulmak isterken kadının hamile kaldığını ögreniyor. Sonrasında neler olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Aslında hikaye garip gelse de şarkı güzel. Aynı zamanda Beyonce ile hedeflediği başarıyı bu parçada yakalamış Em. Tabi burada Ed Sheeran'ın katkısı çok büyük.

Şarkının -kendi tarzının çerçevesinde- kaliteli olduğu su götürmez, lakin Eminem'in Pop/Rap yapmasını hala desteklemiyorum.

Puanım: 7.5/10


6. Remind Me (Intro)
Prodüktör: Ron Feemster & Dr. Dre

Remind Me'ye geçmeden önce birazdan şarkıda da anlatacağı gizemli kadının ona hissettirdiklerini anlatıyor bizim oğlan. Bence çok gereksiz bir intro..


7. Remind Me
Prodüktör: Rick Rubin

Beklendiği gibi Rick Rubin ve Eminem bu albümde de stüdyo'ya girdiler. Şahsen son 4 yılda beraber yaptıklarını başarılı buluyorum. Ama Revival nasıl bir albümse artık bu ikiliyi de bozmuş..

Bozulmanın ilk adımı Rick Rubin'de başlıyor. İkilinin daha önce ki çalışmalarında şarkılar -özenle seçilmiş- Klasik Rock samplelarının üzerine kurulmuştu. Özenle seçilmişi biraz açarsam seçilen sampleların en önemli özellikleri sert ve hip-hop ile birleştirilmeye uygun olmalarıydı. Bu parçanın inşasına baktığımızda ise ilk defa klasik rock yerine punk rock sample'ı kullanılmış ve hiç dokunulmamış bile. Beat'in hip-hop materyali barındırmaması ve çok yumuşak kalması bozulmanın birinci sebebi. İkinci sebep ise tam burada başlıyor. Eminem'in şarkıdaki saçma hikayesi, kalitesiz lirikleri ve kastıntı flowu şarkıyı bayağı bir aşağı çekmiş. Bazı satırları Eminem'in yazdığını bile sanmıyorum..

Artık Rick ve Em ikilisinin sonuna geldik gibi görünüyor..

Puanım: 7/10


8. Revival (Interlude)
Prodüktör: Frequency
Şarkı: Alice and Glass Lake

Kapanış parçasını sahne adı "Alice and Glass Lake" olan alternatif pop şarkıcısı Alicia Lemke söylüyor.

Sesi çok hoş gelen bu şarkıcı 2015 yılında 28 yaşındayken lösemi hastalığı sebebiyle hayatını kaybetmiş. Şarkının sözlerinde ise ölümden söz ederken bunu bir "canlanma" (Revival) olarak tanımlıyor. Bu çok anlamlı geldi bana.


9. Like Home ft. Alicia Keys
Prodüktör: Just Blaze

Albümdeki bir diğer politik parçaya adımımızı atıyoruz. Untouchable'da siyahi vatandaşlara uygulanan sert politikayı eleştiren Em, bu kez "The Storm" freestyle'ındaki gibi direkt olarak Donald Trump'ı hedef alıyor. Hatta onun devamı da diyebiliriz. Şarkıda yine çok sert sözler var ve Amerikan halkına verilen net bir "Zorbalığa karşı Ayağa kalk!" mesajı var. Zaten parça bu yüzden "Anthem" tarzında. Just Blaze'in prodüksiyonunu sevdim.

Eminem'in iki sağlam verse'ü bir kenara Alicia Keys'in de şarkı sözlerine en az Eminem kadar iyi katkıda bulunmuş. Söylediği nakaratı da beğendim. Tabi eski tarz Anthem konsept yerine daha farklı bir altyapı beklerdim, yine de şarkıyı bütünüyle ele aldığımızda gayet güçlü duruyor.

Puanım: 8/10


10. Bad Husband ft. X Ambassadors
Prodüktör: Alex da Kid

Albümün ortalarına doğru geldiğimizde Marshall'ın pişmanlıkları yavaş yavaş artıyor. MMLP 2'de Annesine, eski eşine hatta Babasına bile kucak açmaya çalışıyordu hatırlarsınız. Bu albümde de bu olumlu tavrını sürdürüyor Em. Bu şarkıyı da Kim için yazmış ve onunla arasında olanları, birbirilerine yaşattıklarını pişman olmuş biri olarak anlatıp "Eğer olanları geri alabilseydim çok şeyi farklı yapardım" diyerek bir kez daha özür diliyor. Geçmişte kırdığı kişilere karşı artık olumlu olmaya devam etmesi güzel.

Eminem'in albümlerinin sırası, karakterinin olgunlaşma hızı ile aynı doğrultuda. Ne yazık ki karakteri olgunlaştıkça da albümlerinden Shady kişiliği silinmeye başlıyor. Bu sebeple olgunlaşma hızıyla şarkılarındaki kalite düşüklüğü aynı doğrultuda ilerliyor. Tezime bu şarkıyı baştan sona örnek gösterebilirim..

Puanım: 6.5/10


11. Tragic Endings ft. Skylar Grey
Prodüktör: Alex da Kid

Yine ilişkiler üzerine kurulu bir şarkı daha. Bu kez kadınları zorlukların üstesinden gelmeye teşvik etmek yerine, erkeğin kendine olan güvenini düşürdüğü sağlıklı bir ilişkiyi anlatıyor. Yani temel de böyle. Şarkıya baktığımızda yumuşak nakarat haricinde fena değil. Anlamadığım şey albümde neden ilişkiler üzerine bu kadar şarkı var ? Hepsi de Recovery'den fırlamış gibi. Bir yerden sonra bayağı sıkıyor.

Şarkının prodüksiyonunda ve nakaratında iki tanıdık isim var ; Alex da Kid ve Skylar Grey.. Kuşkusuz Eminem albümlerinin vazgeçilmezleri. Her ne kadar Eminem'in olmazsa olmazları haline gelseler de bugüne kadar bu üçlüden sağlam diyebileceğim bir çalışma gelmedi. Birbirinin aynısı sözler, sıkıcı nakaratlar, ilişkiler...

Neyse ki tam sıkılmaya başlamışken sıradaki şarkı imdadıma yetişiyor..

Puanım: 7/10


12. Framed
Prodüktör: Fredwreck

Şarkıyı ilk açtığımda daha en başlarda viski kokusu gelmeye başladı.. Sonrasında yine bir cinayet.. Shady yeniden aramızda..

Özlenen Shady arada bir de olsa kendini hatırlatıyor. Bu kez kariyerinin ilk yıllarındaki haliyle karşımızda. Horrorcore rap'in, Sticky Fingaz ile birlikte babasından söz ediyoruz.. Tabi bunda prodüksiyonun da etkisi çok büyük. Fredwreck imzalı prodüksiyon MMLP'den bu yana Slim Shady tarzı için yapılmış en iyi prodüksiyon olabilir. Kill You, Criminal, I'm Back gibi Eminem'in bu tarzını en iyi yansıtan prodüksiyonlar sadece o albüme ait. Daha sonra da bu tarz beatler yapılsa da hiçbirisi MMLP'deki kaliteye erişemedi. Neyse ki Fredwreck harika iş çıkarmış. Eminem de bunu çok iyi işlemiş. Beat, flow, storytelling, punchline her şey birinci sınıf. Albümün açık ara en komik ve en sert parçası. Nihayet Shady.. 🎃

Puanım: 9/10


13. Nowhere Fast ft. Kehlani
Prodüktör: Rock Mafia & Hit-Boy

"Framed" gibi sert bir parçadan, Eminem'in kariyerinin en yumuşak şarkılarından birine geçiyoruz. Yani albüme koymasaydı da olurdu dediğim parçaları çıkarsam geriye 5-6 şarkı kalıyor. Hiçbir çekiciliği olmayan bayat şarkılarla doldurmuş albümü. Konu desen bütünlük yok, bir beat üzerinde her şeyden bahsedebiliyor. Üzerine konuşalacak pek bişey yok.

Puanım: 5/10


14. Heat
Prodüktör: Rick Rubin

Rick ve Em bu punk işine daha fazla sarmazlar umarım. Hatta mümkünse bir daha çalışmasınlar. Çünkü bu kez sample falan yok, direkt orjinal şarkının üzerine rap yapmış. Rick Rubin'in bir iki scratch'i dışında hiçbir dokunuşu yok. İşçilik sıfır. Madem kolaya kaçacaktınız en azından sert bi' şarkı seçseydiniz beyler.. Berbat bir şarkı seçimi. Yumuşak müzik ve nakarat Eminem'in boş lirikleriyle birleşince ortaya pek dinlenmeye değer bir şey çıkmıyor. Remind Me'nin devamı gibi..

Puanım: 6/10


15. Offended
Prodüktör: Illa Da Producer

Eminem'in, Royce ile yaptığı "All I Thing About" adlı parçayı hatırlarsınız. Başarılı sayılabilecek bir funky denemesiydi. Oradaki performansını beğenmiş olacak ki (bayağı sağlamdı) Offended ile bir funky denemesine daha girişmiş Em. Performans olarak yine çok iyi iş çıkarsa da, hatta Framed ile birlikte albümün en sert parçası olduğunu rahatlıkla dile getirebilsem de nakarat ve produksiyon felaket derece de kötü.. Hadi prodüksiyonu bir yere kadar kabul ettik diyelim nakarat gerçekten çok saçma ve yumuşak. Şöyle scratch ve sample içeren sert bir hip-hop nakaratı bu prodüksiyona rağmen şarkının çehresini bayağı değiştirebilirdi. İşte o zaman en üst sıralara koyabilirdim bu parçayı. Yine de -gizliden- de olsa tüm albümde Slim Shady kimliğine büründüğü ikinci parça. Gizliden dememin sebebi albümde Like Home ve In Your Head şarkıları  haricinde "Shady" kelimesi bile geçmiyor.

Puanım: 7/10


16. Need Me ft. Pink
Prodüktör: Alex da Kid

Pekala.. Görünüşe bakılırsa Eminem artık pop/rap yapmıyor. Artık hiçbir rahatsızlık duymadan direkt pop yapıyor.. Geçmişte dalga geçtiği şarkıcıların yerini almaya kararlı gibi. Eleştirilecek çok şey var ama zaten yeterince anlatıp eleştirdim. Daha fazla uzatmadan geçiyorum.

Puanım: 4/10


17. In Your Head
Prodüktör: Scram Jones

Berbat bir pop-punk-funk serisinden sağ çıkıp albümün gerçekten övgüyü hakeden son bölümüne geldik. Şahsen son üç parçanın albümün gerçek yapılış amacını taşıdığına inanıyorum. Çünkü gerçekler üzerinden gelişen ortak bir hikaye var ve Marshall bunları dökmek zorunda hissetmiş.

Bu arada çoğunuz "The Cranberries"ın efsanevi "Zombie" şarkısını biliyorsunuz. Scram Jones, Eminem için bu efsane parçayı hiç bozulmadan özenle epik bir prodüksiyon haline getirmiş. Bu şarkıyı özel kılan sadece içeriği değil, aynı zamanda bu muhteşem prodüksiyonu. Revival'ın yayınlanışından, yani bu şarkının çıkmasından yaklaşık bir ay sonra The Cranberries solisti Dolores O'Riordan hayata gözlerini yumdu. Kimimizin ergenliği, kimimizin gençliği, kimimizinse çocukluğuna denk gelen, ve fırtınalar estiren, koca bir neslin Kaset, CD, mp3 formatında bulunmuş, ama hep bulunmuş The Cranberries bugün artık öksüz. Bu şarkı da onun anısına olmasa da artık herkesin, hatta Eminem'in gözünde de özel bir yere sahip olacağını düşünüyorum. R.I.P Dolores..

Parçanın prodüksiyonu kadar içeriği de özel.. Marshall pişman. Eski muazzamlığından uzak olduğu için. Mainstream piyasasının en iyisi olduğu dönemlerin artık geri de kalmadığı için hayranlarına karşı mahçup. Kızına karşı pişman, eski şarkılarının neredeyse tamamında ondan bahsettiği için. Hailie'nin bir gün büyüyüp şarkılarını dinleyeceği gerçeği aklına gelmemişti. Shady ile özel hayatını karıştırdığı için pişman. Eskiden yaptığı her şey için sorumlu hissediyor. Herkese karşı mahçup. Müzikten artık uzaklaşmak istiyor ama yapamıyor. Bu her satırda görülebiliyor. Özellikle Hailie'den bahsettiği satırlarda ne kadar üzgün olduğu hemen anlaşılıyor.

Bu arada Hailie demişken..

Puanım: 8.5/10


18. Castle
Prodüktör: DJ Khalil

Belki de en başlarda bu günlerin gelebileceğini öngörüp kızının bir gün babasına karşı kötü düşünmesini istemediği için yazmış veya sonradan bu amaçla kullanmış olabilir. Ne olursa olsun Eminem'in kızına karşı bu inanılmaz hassasiyeti o daha doğmadan önce oluşmaya başlamış. Çünkü henüz Hailie doğmadan haftalar önce ona ileride vermek üzere mektuplar yazmaya başlamış. Bu muhteşem şarkıda farklı zaman dilimlerinden seçtiği mektuplardan oluşuyor. Bir önce ki parçada Eminem'in özellikle kızına karşı mahçup hissettiğini gördük. "Castle" ve "Arose"un yazılma amacı da tamamiyle bu. Seçtiği mektuplar hayatında ona karşı açıklama yapma gereği hissettiği dönemlerden..

Castle beni 8 yıl önceye, "Going Through Changes"e götürdü. Marshall en hassas olduğu konuyu şarkılarına ne zaman işlese ortaya bir başyapıt çıkarıyor. Beautiful gibi.


1 Aralık, 1995..

İlk mektup Hailie doğmadan haftalar öncesinden. Tüm zamanların en çok satan rapçisinin henüz beşparasız ve arayış içinde olduğu underground yılları.. Bir yandan rap müzikte ilerleme peşindeyken, diğer yandan doğacak bebeğini heyecanla bekleyen ve ona güzel bir hayat inşa etmek isteyen bir baba adayı. Hailie onun bu işte ki en büyük ilham kaynağıydı. Onun için ilerlemek zorundaydı, başka şansı yoktu. Marshall'da bunu çok iyi biliyordu ve bu işe ölümüne girişmeye hazırdı..

1 Aralık, 1996..

İkinci mektup tam bir yıl sonra. Küçük Hailie'nin 1 yaşına basmasına günler kala. Ona ne kadar hayran olduğunu betimleyerek başlıyor mektubuna. Müziğinde artık bilenmeye başladığı ve küçükte olsa konserler verdiği "Infinite" dönemleri. Ancak henüz tekniği daha oturmamıştı ve çok yumuşaktı. Çok sert eleştirilmiş, hatta Nas ve AZ özentisi olduğu bile söylenmişti. Aslında bu sert eleştiriler ona daha çok ilham vermişti. Slim Shady'nin açığa çıktığı anlar.. Artık ne yapacağını biliyordu..

24 Aralık, 2007..

Yıllar su gibi akıp geçerken Eminem, müzik tarihine damgasını vurmuştu. Milyonlarca satan albümleri, üst üste aldığı Grammy'ler ve bir de Oscar derken rüya gibi geçen 8 yılın ardından sene 2007'ye geldiğinde kızı için inşa ettiği bu kumdan kale, hem kendisine hem de Hailie'ye zarar vermişti. Şarkılarında Hailie'nin yüzünü göstermese de adını çok fazla kullanmıştı. Bunların ona zarar verebileceğini düşünmemişti. Şöhret onu evinden, ailesinden uzaklaştırmış, daha depresif ve bağımlı biri yapmıştı. Son bir albüm yapıp rap'i bırakarak bundan sıyrılıp kızlarına dönmek istiyordu. Fakat en yakın dostu Proof'un ölümü onu sona biraz daha yaklaştırdı.. Bu mektup aşırı doz uyku ilacı alarak intihara kalkışmadan hemen öncesinden. Bunu Hailie'nin doğum gününden bir gün önce yaptı. Şarkının sonunda hapları içerek yere düşüyor.

Puanım: 10/10


19. Arose
Prodüktör: Rick Rubin & DJ Khalil

Hastane'de uyanıyor. Ya da uyku ile uyanıklık arasında. Tüm organları iflasın eşiğinde. Hayatı bir makineye bağlı. Düşündüğü tek şey ise ailesi. Bunu onlara yaşattığı için hayatının en pişman saatlerini yaşıyor. En çokta kızının doğum gününü kaçıracağı için pişman. Öfkesini atmak istiyor, her şeyi geri almak istiyor ama kaskatı durumda. Önce ölümü yenmesi gerek. Bağıramıyor, ağlayamıyor, haykıramıyor.. Sadece düşünebiliyor. Gözlerinin önüne Proof geliyor. Bu durumdayken en çok hayal kırıklığına uğrattığı insanlardan biri olduğunu düşünüyor. Proof onun en yakın dostu, öz kardeşi gibiydi. Eminem'i ayakta tutan gücüydü. Onun yokluğunda Marshall bazı şeyleri başaramadı ve şu an en dipte. En çokta onu özlüyor. Kardeşi Nathan'ı da düşünüyor. Onun bir gün evlenip baba olacağı günü göremeyeceği için üzgün. Babasını düşünüyor. Ölmeden önce bile ona kızgın. Ve Annesine karşı da mahçup. Onunla son bir kez daha konuşamadığı için. Pişmanlıkları arasında boğularak ölmek üzere sanki. Bunların arasından mucizevi bir şekilde geri gelmeye başlıyor. Kalbi yeniden atıyor. Yeniden nefes alıyor. Yenilgiyi kabullenmiyor, ölümden kestirme bir yol bularak kaçıyor sanki. Bu kasvetli rüyadan uyanıyor ve her şeyi düzeltmek için kaseti geri sarıyor..

Kaseti Castle'ın son bölümüne sararak adeta "Revival"ı gerçekleştiriyor. Kızı için hayatta kalıyor. Hatırlayın bu müzikteki en büyük ilham kaynağı kızıydı. Onun için ilerlemek zorundaydı. Hailie olmasaydı belki de Eminem hiçbir zaman o seviyeye çıkamayacaktı. Şimdi de yine onun için ayakta. Relapse'in rövanşını Recovery ve Mathers LP2 ile onun sayesinde alıyor. Bu hayal kırıklığından geri döndüğü için gururlu. Artık geriye bakmıyor. Ve o an geldiğinde bu kez hapları tuvalete döküp üstüne şifonu çekiyor..

"When I'm Gone"dan bu yana yaptığı en depresif şarkı olduğu kesin. Hikaye tekniği ve konu bütünlüğünü iki parçada da çok iyi korumuş Em. Özellikle Castle'da işçilik muazzam. Ancak Arose tekrar tekrar dinlenebilecek bir şarkı değil. Castle'ın devamını getirirken dinlenebilirlikten ödün verilmiş. Yine de bu iki parça kariyerinin en iyileri arasında çoktan yerini aldı.

Puanım: 8.5/10



Kötü başladı, kalitesizleşti, saçmaladı, düzeldi ve kariyerindeki en yumuşak albümü yapmış olsa bile sonlarda tekrar umut verdi. Em, kariyerinin en zor dönemlerini tam olarak atlatamamış görünüyor. Bu sadece pişmanlıklar üzerinden olsa da hala ağır depresyon geçirdiği yılların izlerini taşıyor. Yanlış anlaşılmasın performansını ve müziğini kötü etkileyen sebep bu değil. Kaliteyi asıl düşüren Eminem'in havasını kaybetmesi. Bir önce ki albümde bile fazlasıyla enejisi vardı. Ancak bu albüme gösterdiği özenden ve anlattıklarından yorgun olduğu anlaşılıyor. Artık ona motivasyonunu yeniden kazandıracak prodüktörlere ihtiyacı var. Tekrardan Dre ile çalışması iyi gelebilir. Ne yapacaksa hemen yapmalı çünkü Revival ile kariyerine çok büyük zarar verdiğini düşünüyorum.

GENEL PUAN: 6/10

Yazı: Yunus Emre Billiç